• BIST 106.862
  • Altın 145,039
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • Ağrı 18 °C
  • Erzurum 15 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Van 17 °C
  • Kars 12 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C

Borsada yabancı payı 2008 krizinin aşağısında

Borsada yabancı payı 2008 krizinin aşağısında
Yabancı payı yüzde 61.14’le dip seviyelere geriledi. Mart ayındaki yerel seçimlerin ardından cumhurbaşkanlığı seçimi var. Türkiye’yi yakından izleyen yabancı yatırımcıların siyasi gelişmelere göre hareket etmesi bekleniyor

ZEYNEP AKTAŞ Borsada ciddi bir ağırlığı olan yabancı yatırımcının payı dip seviyelere geriledi. Önümüzdeki süreç oldukça önemli. İlk sınav ise mart seçimleri. Etkisini ise şimdiden görüyoruz. 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ile başlayan gerilim yerel seçimlerin daha da sert bir tansiyonla geçeceğini gösteriyor. Bu durum, yabancıların satışlarına biraz daha hız katmış görünüyor. Yabancı payı 2008 krizindeki seviyenin de altına kaydı. Gelinen aşamada yabancı payı yüzde 61.14’e geriledi. Bu oran son 9 yılın en düşük seviyesi. Yabancı satışlarının mart seçimi sonrası durulacağını düşünmek ise bu aşamada çok erken. Zira sonrasında gündeme cumhurbaşkanlığı seçimi gelecek. Ülkemizde cumhurbaşkanlığı seçimleri her zaman çetin geçmiştir. Bu seçimde de benzeri durum söz konusu olacağının ipuçlarını görmekteyiz. Hal böyle olunca mart sonrası gerginliğin daha da tırmanarak devam etmesi sürpriz olmayacak. Türkiye’nin seçim sürecini yabancı yatırımcılar da yakından takip ediyor. Siyasi istikrardaki zayıflamayı yabancı kuruluşlar da görüyor ve raporlarında buna işaret ediyorlar. Siyasi istikrardaki zayıflamanın olumsuz etkisi kendisini ekonomik alanda da hissettirdikçe, kırılganlığa ilişkin yapılan vurgular da artıyor. Veriler öne çıkıyor Bu işaretler beraberinde cari açık, enflasyon, büyüme gibi verilerin daha fazla öne çıkmasına neden oluyor. Söz konusu veriler daha hassas takip ediliyor. Derecelendirme kuruluşlarının dikkati, siyasi riskten kaynaklı olası gelişmelere çevrilmiş durumda. Bu noktada S&P’nin not görünümünü durağana çevirmesini önemli bir işaret olarak görmek gerekiyor. Diğer derecelendirme kuruluşlarının da bundan sonra daha hassas bir yaklaşımda bulunmasını beklemek gerekiyor. Yerel seçimlerde AKP’nin büyük şehirlerde başarısızlığa uğraması veya ülke genelinde beklenenin ötesindeki oy kaybı siyasi istikrarsızlığı tetikleyebilir. Böylesi bir durumda erken genel seçimin de yüksek sesle dillendirmesi gündeme gelecektir.  AKP’nin oylarında ciddi bir düşüş yaşanmaması halindeyse siyasi tansiyonunun gerilemesi söz konusu olabilecektir. Sert raporlar sürüyor Yabancı yatırım bankaları ve kredi derecelendirme kuruluşlarının sert raporları sürüyor. Fitch, Türk lirasında değer kaybının şirketleri tehdit ettiğini söylüyor. Kurum, Türk lirasının yüzde 30 değer kaybı yaşamasını öngördüğü bir senaryoda, Türk şirketlerinin finansal profillerinde zayıflama göstereceklerini düşünüyor. Fitch yayınladığı raporda; Türk lirasında uzun süreli değer kaybının, şirketlerin kredi notlarını da risk altında sokacağını belirtiyor. FED ise gelişmekte olan ülkelerin, merkez bankalarının uygulamalarına bakması gerektiğini söyledi. ABD Merkez Bankası FED, gelişen piyasalarda yaşanan çalkantılara yönelik yaptığı açıklamada; Türkiye, Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerin kendi uyguladıkları politikalar yüzünden dış şoklara karşı kırılgan duruma düştüklerini dile getiriyor. ABD Kongresi’ne sunulan  raporda, “Geçen yılın ortasında doğan gerilimlerin önemli ölçüde Merkez Bankası’nın uygulamalarından kaynaklandığı anlaşılıyor” dedi. FED analistlerinin oluşturduğu 15 gelişmekte olan ülkeye ilişkin ekonomik kırılganlığı ölçen endekse göre de en kırılgan ülke Türkiye. Onu sırasıyla Brezilya, Hindistan, Endonezya ve Güney Afrika izliyor. BORSADA AMATÖRLER NEDEN AZALIYOR? Borsada amatör borsacılar azalıyor. Bunun en önemli nedeni kaybetmeleri. Peki neden kaybediyorlar? Yüksek getiri arayışı ve günlük işlemlerle kazanma çabası büyük fonların işlemleri arasında eziliyor. Borsanın son 10 yıllık getirisi göz önüne alındığında reel olarak yıllık ortalama getirinin yüzde 8 seviyelerinde olduğunu görüyoruz. Bireysel emeklilikte yaklaşık yüzde 4-5, repoda yüzde 2-3, bonoda ise yüzde 6-7 civarında bir reel getiri söz konusu. Veriler en iyi reel getirinin yine hisse senedi piyasasında olduğunu gösteriyor. Ancak bu piyasadaki yüzde 8 oranındaki reel getiri yatırımcıları tatmin etmiyor. Daha fazla kazanma isteği onlara zarar ettirirken piyasadan uzaklaşmalarına neden oluyor. Piyasaya gelen yatırımcının genel düşüncesi “risk alıyorsam getirim de yüksek olmalı” yönünde. Ancak yanlış tercihler ciddi zararlara neden olurken bu yaklaşım tarzı onlara kaybettiriyor. 48 şirketin net kârı 19 milyar TL Borsanın dev şirketleri kârlarını açıklamaya başladı. Hisse senedi avcıları için en elverişli döneme giriyoruz. Hisseleri sadece ucuz olduğu için değil, iyi ve başarılı buldukları için seçenler, önümüzdeki dönemin kazananları olacak. Bu nedenle açıklanan bilançoları iyi okuyabilmek oldukça önemli. Şirketleri değerlendirirken sektör performansları gözönünde bulundurulmalı. Sektör ortalamalarının üzerine çıkan şirketler göz ardı edilmemeli. 2013 yılının fotoğrafına baktığımızda artan kur ve faizlerin etkisinin bilançolara yansıdığını görüyoruz. Kur ve faiz artışının etkisi ile maliyetler ve giderler arttı, bilançolar eridi. Borsa İstanbul’da piyasa değeri 161 milyar TL olan 48 şirket bilançosunu açıkladı. Bu şirketlerin 2013 yılsonu bilançolarında açıklanan toplam kâr tutarı 19 milyar TL. Sadece 13 firmanın kârı reel olarak artarken 35 firmanın kârı eridi. Bilançosunu açıklayan şirketler, kârlarının ortalama 8.5 katına işlem görüyor. Piyasa değeri en yüksek ilk 20 şirket arasında yer alan sekiz dev firma, 2013’ün görünümünü de çok net çizdi. Garanti Bankası, Akbank, Türk Telekom, İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Ereğli Demir Çelik, Vakıflar Bankası ve Arçelik, bilançoları ile sektörlerin son görünümünü de ortaya koydu. Sekiz şirketin toplam kârı sadece yüzde 2 arttı. Aynı dönemde enflasyon artış oranı ise yüzde 7.4 oldu. Reel olarak kârlar azaldı. Peki önümüzdeki dönemde seyir nasıl olacak? Görüntü 2014 yılı için de değerlemelerin iyi olmadığı yönünde. Ancak bu durumun 2013’ün mayıs ayından beri fiyatlara yansıyor olması, hisselerin fiyatının ucuzlamasına neden oldu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Agridahaber.com - Ağrı Haberleri | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.